eczane
eczacı
Eczaneler İçin Gerekli Bilgiler
• SGK Sağlık Uygulama Tebliği
• Terimler Sözlüğü
• İlaç Takip Sistemi İTS
• Medula Reçete Provizyon Sistemi
• Yeni İlaçlar
• Tıp ve Eczacılık Fakülteleri
• Türk Eczacıları Birliği Yönetmeliği
• Türk Eczacıları Birliği Kanunu
• Reçetelerde Kullanılan Fransızca Kelimeler
• Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
• Kozmetik Kanunu ve Yönetmelik
• 6197 Sayılı Kanunda Ek ve Değişiklik Yapan Kanun ve Hükümler
• Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmelik
• Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun
• Reçetelerde Kullanılan Latince Kısaltmalar
• Kontrole Tabi İlaçlar
• Yeşil Reçeteli İlaçlar
• Kırmızı Reçeteli İlaçlar
• Kurum Sözleşmeleri
• Eczane Açılış İşlemleri
• İstatistikler
 

Eczacı Rehberi Yeni İlaçlar

Yeni İlaçlar

XETANOR 30 mg

[30 Film Tabletlik Blister Ambalaj]



ENDİKASYON

XETANOR; depresyon ve anksiyete bozukluklarından obsesif-kompulsif bozukluk (OKB),
panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu ile
posttravmatik stress bozukluğunun tedavisinde endikedir.

Depresyon: XETANOR, depresyon tedavisinin yanısıra tedaviye devam ile
antidepresan cevabı sürdürmede de etkilidir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB): XETANOR, DSM IV''e göre OKB tanısı konmuş
hastalardaki obsesyon ve kompülsiyonların tedavisinde endikedir. Ayrıca
paroksetinin OKB tedavisindeki uzun süreli etkinliği de saptanmıştır.

Panik Bozukluk: XETANOR, DSM IV''de tanımlanmış, agorafobili ya da agorafobisiz
panik bozukluğun tedavisinde endikedir. Paroksetinin panik bozukluk
tedavisindeki uzun süreli etkinliği de 3 aylık bir relaps önleme çalışmasında
gösterilmiştir.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu: XETANOR, sosyal fobi olarak da bilinen ve DSM-IV''de
tanımlanmış olan sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisi için endikedir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu: XETANOR, DSM-IV''de tanımlanmış olan, kişinin kontrol
etmekte güçlük çektiği aşırı anksiyete ve endişe (kaygılı bekleyiş) ile
karakterize yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisinde de endikedir.

Posttravmatik Stres Bozukluğu (PTSB): XETANOR, DSM-IV’te tanımlanmış olan, ölüm
veya ciddi bir kazayı ya da tehdidini içeren travmatik olaya maruz kalma sonucu
gelişen PTSB tedavisinde endikedir



KONTRENDİKASYON

Paroksetinin monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ) veya tioridazin ile eşzamanlı
kullanılması kontrendikedir. Ayrıca XETANOR, paroksetine ya da içerdiği inaktif
maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olan hastalarda da kullanılmaz.




UYARILAR

MAOİ ile etkileşim potansiyeli: Diğer serotonin gerialım inhibitörü (SSRİ)
ilaçlar ile MAOİ''ni eşzamanlı kullanan hastalarda; hipertermi, rijidite,
miyoklonus, otonomik instabilite, delirium ve komaya yol açabilecek aşırı
ajitasyonu içeren mental durum değişiklikleri gibi ciddi, bazen fatal
reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar, SSRİ tedavisinin hemen ardından
MAOİ tedavisine geçen hastalarda da bildirilmiştir. Dolayısıyla paroksetinin,
MAOİ ile eşzamanlı ya da MAOİ tedavisinin ardından 14 gün içerisinde
kullanılmaması önerilmektedir. Aynı şekilde paroksetin bırakıldıktan en az 2
hafta sonra bir MAOİ ile tedaviye başlanmalıdır.

Tioridazin ile etkileşim potansiyeli: Tioridazinin tek başına uygulanması,
torsade de pointes tipi aritmiler gibi ciddi ventriküler aritmilerle birlikte
QTc aralığında uzama ve ani ölüme yol açabilir. Bu etkinin doza bağlı olduğu
görülmektedir. İn vivo bir çalışmada, paroksetin gibi P450IID6 enzimini inhibe
eden ilaçların, tioridazinin plazma düzeylerini yükseltebileceği gösterilmiş
olduğundan, paroksetinin tioridazin ile kombine olarak kullanılmaması
önerilmektedir.

Mani/hipomani aktivasyonu: Tüm antidepresanlarda olduğu gibi, paroksetin mani
hikayesi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Konvülsiyonlar: Paroksetinin konvülsiyon hikayesi olan hastalarda kullanılacağı
zaman dikkatli olunmalıdır. Tedavi sırasında nöbet geçiren hastalarda ilaç
kesilmelidir.

İntihar: Depresif hastalarda intihar girişimi olasılığı vardır ve anlamlı
remisyon sağlanıncaya kadar bu olasılık devam edebilir. Yüksek risk grubundaki
hastalar tedavinin başlarında yakından takip edilmelidirler.

XETANOR tedavisini sonlandırma: Yakın zamanda yapılan ve paroksetinin çeşitli
endikasyonlarını destekleyen klinik çalışmalarda doz azaltılarak tedavinin
bırakılması yoluna gidilmiştir. Yaygın anksiyete bozukluğu ve PTSB
çalışmalarında dozun azaltılması, haftalık aralarla 10 mg/gün olarak
gerçekleştirilmiştir. 20 mg/gün dozuna ulaşıldıktan sonra 1 hafta daha tedaviye
devam edilmiştir.

Hiponatremi: Birçok hiponatremi vakası bildirilmiştir. İlacın bırakılması ile
hiponatreminin düzeldiği görülmektedir. Bu yan etki, çoğunlukla yaşlı ve
diüretik kullanan hastalarda ortaya çıkmaktadır.

Anormal kanama: Paroksetin tedavisi ile anormal kanama (çoğunlukla ekimoz ve
purpura) bildirilen raporlar vardır. Herhangi bir neden-sonuç ilişkisi kesin
olmamakla birlikte, trombosit agregasyonunun bozulması trombositlerdeki
serotoninin tükenmesine bağlı olabilir.

Eşzamanlı sistemik hastalığı olanlarda kullanım: Eşzamanlı sistemik hastalığı
olanlarda paroksetin ile klinik deneyim sınırlıdır. Metabolizmayı ve hemodinamik
olayları etkileyebilecek hastalığı olanlarda veya böyle durumlarda paroksetin
uygulanırken dikkatli olmak gerekir.

Eşzamanlı ilaç kullanımı: Hastalar; paroksetin tedavisi süresince kullandıkları
veya kullanmayı planladıkları reçeteli, reçetesiz tüm ilaçları doktorlarına
bildirmeleri konusunda uyarılmalıdırlar.

Alkol: Paroksetinin alkol kullanımına bağlı motor veya mental bozuklukları
artırdığı saptanmamışsa da, hastalar tedavi süresince alkol almamaları konusunda
uyarılmalıdırlar.

Araç ve makine kullanımı üzerine etkisi: Kontrollü çalışmalarda paroksetinin
psikomotor performansı bozduğu gösterilmemişse de, paroksetinin kendilerini
etkilemediğinden emin olana kadar hastalar, tehlikeli alet veya araç kullanırken
dikkatli olmalıdırlar.

Tedavinin tamamlanması: Hastalar paroksetin tedavisinin 1.-4. haftalarında
kendilerindeki düzelmeyi farketseler de, tedaviye doktorun belirlediği süre
boyunca devam etmelidirler.

Hamilelikte kullanımı: Gebelik Kategorisi C''dir. Gebe kadınlarla yapılan yeterli
ve iyi kontrollü çalışmalar yoktur. Hayvan çalışmaları her zaman insanlardaki
cevabı yansıtmadığından, paroksetin gebelikte yalnızca anneye sağlaması beklenen
faydaları fetus üzerindeki olası zararlarından fazla ise uygulanmalıdır.

Emziren annelerde kullanımı: Diğer birçok ilaç gibi paroksetin de anne sütüne
geçtiğinden, emziren annelere paroksetin verirken dikkatli olmak gerekir.

Geriatrik kullanımı: Farmakokinetik çalışmalar yaşlılarda klerensin azaldığını
ve başlangıç dozunun düşürülmesi gerektiğini göstermiştir. Yan etki profili ve
etkinlik bakımından genç ve yaşlı hastalar arasında bir farklılık bulunmamıştır.

Paroksetin 18 yaş altı çocuklar ve ergenlerde kullanılmamalıdır.



Diğer tüm SSRİ’lar gibi XETANOR kullanan çocuk ve adölesanlar özellikle
tedavinin ilk haftalarında gerek aile gerekse hastanın hekimi tarafından olası
intihar artışı yönünden yakınen izlenmelidir.



YAN ETKİ

Paroksetin genellikle iyi tolere edilir. Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda
paroksetin grubunda en az % 2 sıklıkta veya plasebo grubundan iki kat fazla
görülen yan etkiler aşağıdadır.

Tüm Vücut: Baş ağrısı, asteni, karın ağrısı, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, titreme,
travma, infeksiyon.

Kardiyovasküler Sistem: Palpitasyon, vazodilatasyon.

Dermatoloji: Terleme, döküntü.

Gastrointestinal Sistem: Bulantı, ağız kuruluğu, konstipasyon, diyare, iştah
azalması, orofarenks rahatsızlığı (boğazda yumru ve boğazda sıkışma), dispepsi,
midede gaz, iştah artması, kusma.

Kas-İskelet Sistemi: Miyopati, miyalji, miyasteni.

Sinir Sistemi: Aşırı uyku, sersemlik, uykusuzluk, tremor, sinirlilik, anksiyete,
parestezi, libido azalması, ilaçlı olma hissi, konfüzyon, uyku hali, ajitasyon,
anormal rüyalar, konsantrasyon bozukluğu, depersonalizasyon, miyoklonus, amnezi.

Solunum Sistemi: Esneme, rinit, farenjit, sinüzit, solunum bozukluğu.

Özel Duyular: Görme bozukluğu, tad almada değişiklik.

Ürogenital Sistem: Ejakülasyon bozukluğu (çoğunlukla ejakülasyonda gecikme),
diğer erkek genital rahatsızlıkları (anorgazmi, erektil disfonksiyon,
ejakülasyon/orgazm gecikmesi, seksüel disfonksiyon ve empotans''ı kapsar), sık
idrara çıkma, idrar yapmada bozukluk (çoğunlukla idrar etme güçlüğü), dişi
genital rahatsızlıkları (çoğunlukla anorgazmi ve orgazma ulaşma güçlüğü),
dismenore, üriner infeksiyon.



ETKİLEŞİM

Triptofan: Diğer SSRİ''leri gibi paroksetinin de triptofan ile eşzamanlı
kullanılması etkileşime yol açabilir. Paroksetin ve triptofanı eşzamanlı alan
hastalarda başağrısı, bulantı, terleme ve sersemlik gibi yan etkiler
gözlenmiştir.

MAOİ: Bkz. UYARILAR / ÖNLEMLER

Tioridazine: Bkz. UYARILAR / ÖNLEMLER

Varfarin: İlk veriler, paroksetin ve varfarin arasında farmakodinamik bir
etkileşim (protrombin zamanının değişmesi ile farkedilen kanama diyatezinde
artış) olabileceği yolundadır. Klinik deneyim kısıtlı olduğundan paroksetin ve
varfarinin eşzamanlı uygulanmasında dikkatli olmak gerekir.

Sumatriptan: Tek tük bazı pazarlama sonrası raporlarda, bir SSRİ ve sumatriptan
kullanımını takiben hastalarda güçsüzlük, hiperrefleksi ve inkoordinasyon
tanımlanmıştır. Eğer bir SSRİ (örneğin; fluoksetin, fluvoksamin, paroksetin,
sertralin) ile sumatriptan eşzamanlı kullanılacak ise hastanın gözlenmesi
önerilmektedir.

Karaciğer metabolizmasını etkileyen ilaçlar- Paroksetinin farmakokinetiği ve
metabolizması, ilaç metabolize eden enzimlerin indüksiyon ve inhibisyonundan
etkilenebilir.

Simetidin: Simetidin sitokrom P450 (oksidatif) enzimlerinin çoğunu inhibe eder.
Simetidin ile eşzamanlı uygulanmaları durumunda 20 mg''lık başlangıç dozunun
ardından klinik etkiye göre paroksetin dozu değiştirilmelidir.

Fenobarbital: Fenobarbital sitokrom P450 enzimlerinin çoğunu inhibe eder.
Fenobarbitalin kararlı durum konsantrasyonlarında, eşzamanlı uygulanan
paroksetinin AUC ve T1/2 değerleri düşük bulunmuştur. Fenobarbital ile eşzamanlı
kullanımda paroksetinin başlangıç dozunda ayarlama yapmak gerekmez, doz klinik
etkiye göre değiştirilmelidir.

Fenitoin: Fenitoinin kararlı durum plazma konsantrasyonlarında paroksetinin AUC
ve T1/2 değerleri düşüktür. Fenitoin ve paroksetinin eşzamanlı kullanımında
klinik etkiye göre doz ayarlanmalıdır.

Sitokrom P450IID6 ile metabolize olan ilaçlar: Antidepresanların çoğu (paroksetin,
diğer SSRİ''ler ve TSA''ların çoğu) ve birçok ilaç sitokrom P450IID6 ile
metabolize edilirler. Bu enzimle metabolize olan diğer ilaçlar gibi paroksetin
de enzimin aktivitesini anlamlı olarak inhibe edebilir. Paroksetinin sitokrom
P450IID6 ile metabolize olan ilaçlarla eşzamanlı kullanımı halinde her iki
ilacın normal dozlarından daha düşük dozlarda uygulanmaları gerekebilir. Bu
nedenle; bazı antidepresanlar (örn. nortriptin, amitriptilin, imipramin,
dezipramin ve fluoksetin), fenotiyazinler (örn; tioridazin) ve Tip 1C
antiaritmikler (örn; propafenon, flekainid ve enkainid) veya bu enzimi inhibe
eden ilaçlar (örn. kinidin) ile paroksetinin eşzamanlı kullanımında dikkatli
olunmalıdır.

Kararlı durumda, P450IID6 yolağı satüre iken, paroksetin klerensi P450IID6 gibi
satüre olmayan diğer bir P450 izozimi yoluyla gerçekleşir.

Sitokrom P450 III A4 ile metabolize olan ilaçlar: Paroksetinin IIIA4 inhibisyon
derecesinin klinik olarak anlamlı olmadığı düşünülmektedir.

Trisiklik Antidepresanlar (TSA): Paroksetin, TSA''ın metabolizmasını inhibe
edebileceğinden, bu ilaçlarla eşzamanlı kullanımda dikkatli olunmalıdır. Böyle
bir durumda TSA konsantrasyonları izlenmeli ve gerekiyorsa TSA dozu
azaltılmalıdır.

Plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanan ilaçlar: Paroksetin, eşzamanlı
kullanımda, plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanan başka bir ilacın kandaki
serbest miktarını artırarak yan etkilerinin şiddetlenmesine yol açabilir veya
paroksetin kanda serbest kalarak, yan etkileri artabilir.

Alkol: Paroksetin alkolün yol açtığı motor ve mental bozuklukları artırmamasına
rağmen, bu ilacı kullananların alkol almamaları önerilmelidir.

Lityum: Paroksetin ve lityumun eşzamanlı kullanımında dikkatli olmak gerekir.

Digoksin: Klinik deneyim az olduğundan, paroksetin ve digoksinin eşzamanlı
uygulanmasında dikkatli olmak gerekir.

Diazepam: Kararlı durum konsantrasyonlarında, diazepamın paroksetinin
farmakokinetiğini etkilemediği düşünülmektedir.

Prosiklidin: Paroksetinin günlük oral dozları, prosiklidinin EAA0-24, Cmax ve
Cmin değerlerini düşürmüştür. Antikolinerjik yan etkiler oluştuğunda,
prosiklidinin dozu azaltılmalıdır.

Beta-blokerler: Paroksetin propranolün kararlı durum konsantrasyonlarını
değiştirmemiştir.

Teofilin: Paroksetin ile teofilin etkileşimine ilişkin yeterli çalışma
olmadığından, iki ilacın eşzamanlı kullanımında teofilin düzeylerinin izlenmesi
gerekir.

Elektrokonvülzif tedavi (EKT): EKT ile paroksetinin eşzamanlı kullanımına
ilişkin klinik çalışma yoktur.

DOZ

XETANOR günde tek doz olarak (genellikle sabahları) yemeklerle veya aç karnına
uygulanmalıdır. Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde
mutad dozları 20-60 mg/gün''dür. Doz artırımları en az 1''er hafta ara ile
uygulanmalıdır.



Depresyon

Mutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu 20 mg/gün''dür. Tüm
antidepresanlarda olduğu gibi, tam etki geç ortaya çıkabilir. 20 mg doza cevap
vermeyen hastalarda günde 10 mg''lık artışlarla dozaj maksimum 50 mg/gün''e kadar
yükseltilebilir.

İdame tedavisi: Paroksetin tedavisinin ne kadar devam etmesi gerektiği yolunda
bir veri yoktur. Akut depresyon epizodlarında aylarca aralıksız farmakolojik
tedavi gerektiği kabul edilmektedir. Paroksetinin etkinliği sistemik olarak
değerlendirildiğinde, etkinin ortalama 30 mg doz ile 1 yıla varan süreyle devam
ettiği görülmektedir.

Obsessif Kompulsif Bozukluk

Mutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu günde 40 mg''dır. Tedaviye

20 mg/gün başlanıp, en az 1''er hafta ara ile 10 mg/gün''lük artışlar
yapılmalıdır. Günlük maksimum doz 60 mg''ı aşmamalıdır.

İdame tedavisi: Paroksetinin etkiliğinin uzun süre devam ettiği, 6 ay süreli
relaps önleme çalışmasında ortaya konulmuştur. OKB, kronik bir durumdur ve
tedaviye cevap veren hastalarda ilaca devam edilmesi düşünülmelidir. Paroksetin,
etkili en düşük dozda uygulanmalı ve hastalar tedavinin devamına karar vermek
için için sık sık değerlendirilmelidir.

Panik bozukluk

Mutad başlangıç dozu: Önerilen doz 40 mg/gün''dür. Tedaviye 10 mg/gün ile
başlanmalı, doz artırımları 10 mg/gün''lük miktarlarda ve en az birer hafta ara
ile yapılmalıdır. Günlük maksimum doz 60 mg''ı aşmamalıdır.

İdame tedavisi: Uzun süreli etkinlik 3 aylık relaps önleme çalışmasında
gösterilmiştir. Panik bozukluk kronik bir durumdur ve bu nedenle cevap veren
hastalarda tedaviye devam edilmesi düşünülmelidir. Paroksetin etkili en düşük
dozda uygulanmalı ve hastalar tedavinin devamının gerekliliği açısından sık
aralıklarla değerlendirilmelidirler.

Sosyal anksiyete bozukluğu

Mutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu 20 mg/gün''dür. Bu dozun üzerine
çıkıldığında ek bir yarar sağlanmadığı bildirilmiştir.

İdame tedavisi: Sosyal anksiyete bozukluğu da kronik bir durumdur ve bu nedenle
cevap veren hastalarda tedaviye devam edilmesi düşünülmelidir. Paroksetin etkili
en düşük dozda uygulanmalı ve hastalar tedavinin devamının gerekliliği açısından
düzenli aralıklarla değerlendirilmelidirler.

Yaygın anksiyete bozukluğu

Mutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu ve etkinliği kanıtlanan doz 20
mg/gün''dür. Bunun üzerindeki dozlardan daha fazla yarar sağlanabileceğine dair
yeterli kanıt mevcut değildir. Klinik çalışmalarda doz sınırları 20-50
mg/gün''dür. Doz artırımları 10 mg/gün''lük miktarlarda ve en az birer hafta ara
ile yapılmalıdır.

İdame tedavisi: Yaygın anksiyete bozukluğu kronik bir durumdur ve bu nedenle
cevap veren hastada tedaviye devam edilmesi düşünülmelidir. Paroksetin etkili en
düşük dozda uygulanmalı ve hastalar tedavinin devamının gerekliliği açısından
düzenli aralıklarla değerlendirilmelidirler.

Posttravmatik stres bozukluğu

Mutad başlangıç dozu: Önerilen başlangıç dozu ve etkinliği kanıtlanan doz 20
mg/gün''dür. Bir klinik çalışmada paroksetinin etkinliğini gösteren doz sınırları
20-50 mg/gün olarak belirtilmiştir. Ancak bir sabit doz çalışmasında 40
mg/günlük dozun 20 mg/günlük doza göre daha etkili olduğuna dair yeterli kanıt
bulunamamıştır.

Doz değişiklikleri en az 1 haftalık aralarla, 10 mg/günlük artırımlar şeklinde
yapılmalıdır.

İdame tedavisi: Paroksetin tedavisinin ne kadar devam etmesi gerektiği yolunda
bir veri yoktur. Her ne kadar paroksetinin etkinliği 12 haftadan daha uzun bir
dozlama ile kontrollü klinik çalışmalarda gösterilmemişse de PTSB kronik bir
durumdur ve ilaca yanıt veren hastada tedaviye devam edilmesi akla yatkındır.
Hastayı etkili en düşük dozda tutabilmek için doz ayarlamaları gereklidir ve
hastalar periyodik olarak tedavi devamı ihtiyacı açısından
değerlendirilmelidirler.

Yaşlılarda ya da düşkünlerde ve ağır böbrek veya karaciğer yetmezliği olanlarda
dozaj: Yaşlılarda, ağır böbrek veya karaciğer yetmezliği olanlarda önerilen
başlangıç dozu 10 mg/gün''dür. Gerektiğinde doz artırılabilir. Günlük doz 40 mg''ı
geçmemelidir.

Hastaları paroksetinden bir MAOİ’ne geçirme veya MAOİ’nden paroksetine döndürme:
MAOİ ile tedavi kesildikten en az 14 gün sonra paroksetin ile tedaviye
başlanabilir. Benzer şekilde paroksetin bırakıldıktan en az 14 gün sonra Bir
MAOİ’ne başlanabilir.

DOZ AŞIMI

Paroksetinin doz aşımı ile ilişkili en sık bildirilen yan etkiler; somnolans,
koma, bulantı, tremor, taşikardi, konfüzyon, kusma ve sersemliktir. Paroksetinin
(tek başına veya diğer maddelerle) doz aşımında gözlenen diğer belirti ve
bulgular; midriyazis, konvülziyonlar (status epilepticus dahil), ventriküler
disritmiler (torsade de pointes dahil), hipertansiyon, agresif reaksiyonlar,
senkop, hipotansiyon, stupor, bradikardi, distoni, rabdomiyoliz, hepatik
disfonksiyon semptomları (karaciğer yetmezliği, karaciğer nekrozu, sarılık,
hepatit ve hepatik steatoz dahil), serotonin sendromu, manik reaksiyonlar,
miyoklonus, akut renal yetmezlik ve üriner retansiyondur.

Tedavi herhangi bir antidepresan ilaçla doz aşımının tedavisinde olduğu gibi
genel ölçülere uygun olmalıdır. Öncelikle havayolu açık tutulmalı, yeterli
oksijenasyon ve ventilasyon sağlanmalıdır. Kardiyak ritm ve vital bulgular
monitorize edilmelidir. Genel destekleyici ve semptomatik önlemlerin alınması
gerekir. Kusturma önerilmemektedir.

İlaç alımının hemen ardından veya semptomatik hastalarda eğer ihtiyaç varsa ve
uygun bir havayolu koruması ile gastrik lavaj endike olabilir.

Aktif kömür uygulanmalıdır. Bu ilacın dağılım hacmi yüksek olduğundan, zorlu
diürez, diyaliz, hemoperfüzyon ve değişim transfüzyonundan fayda umulmamaktadır.
Paroksetinin bilinen spesifik bir antidotu yoktur.

Bir trisiklik antidepresanı aşırı miktarda yutmuş olabilecek ve paroksetin alan
veya son zamanlarda paroksetin almış olan hastalara özel dikkat gösterilmelidir.
Böyle bir vakada trisiklik ilacın ana bileşiği ve/veya aktif metaboliti klinik
bakımdan anlamlı sekel olasılığını artırabilir ve yakın medikal gözlem gereken
süreyi uzatabilir.

Doz aşımını tedavi ederken birçok ilacın alınmış olabileceği unutulmamalıdır.

FORMÜLÜ

Paroksetin, 30 mg



FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

Farmakodinamik Özellikleri: Paroksetin, selektif serotonin reuptake (gerialım)
inhibitörü (SSRİ) bir antidepresan ilaçtır. Paroksetinin antidepresan etkisi ile
obsesif kompulsif bozukluk (OKB), panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu ve
yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisindeki etkinliğinin, nöronal serotonin geri
alımının inhibisyonu sonucu SSS''de serotonerjik aktivitenin artması ile ilişkili
olduğu düşünülmektedir. İnsanlara klinik dozlarda paroksetin uygulanan
çalışmalarda, ilacın insan plateletlerine serotonin alımını bloke ettiği
gösterilmiştir. Hayvanlardaki in vitro çalışmalarda da paroksetinin nöronal
serotonin geri alımını güçlü ve yüksek oranda selektif olarak bloke ettiği,
noradrenalin ve dopamin geri alımı üzerinde çok zayıf etkisi olduğu
belirtilmektedir. İn vitro bağlanma çalışmaları paroksetinin; muskarinik,
alfa1-, alfa2-, beta-adrenerjik-, dopamin (D2)-, 5-HT1-, 5-HT2-, ve histamin
(H1)- reseptörlerine afinitesinin düşük olduğunu göstermektedir. Paroksetinin
ana metabolitlerinin etki güçleri ise esas bileşiğe göre en fazla 1/50
oranındadır, yani esansiyel olarak inaktiftirler.

Farmakokinetik Özellikleri: Paroksetin hidroklorür oral alımının ardından
tamamiyle emilir. Sağlıklı erkek deneklere 30 gün süre ile 30 mg paroksetin
tablet verilmesinin ardından deneklerin çoğunda kararlı durum
konsantrasyonlarına ortalama 10 günde ulaşılmıştır. Kararlı durumda ortalama
Cmax, tmax, Cmin ve t1/2 değerleri sırasıyla 61.7 mg/mL, 5.2 saat, 30.7 ng/mL ve
21.0 saat''tir. Kararlı durum Cmax, Cmin değerleri tek doz çalışmalarına göre
beklenen değerlerin 6-14 katıdır. EAA0-24 değerine göre kararlı durumda ilaca
maruz kalma, yine tek doz çalışmalarında tahmin edilen değerlerin 8 katıdır.
İlacın akümülasyonu, paroksetini metabolize eden enzimlerden birinin kolaylıkla
doymasına bağlıdır. Paroksetin SSS de dahil olmak üzere tüm vücuda dağılır.
Plazmada %1''den daha düşük oranda bulunur. 100 ng/mL ve 400 ng/mL
konsantrasyonlarda sırasıyla yaklaşık % 95 ve % 93 oranında plazma proteinlerine
bağlanır. Paroksetin yüksek oranda metabolize edilir. Metabolizma kısmen
sitokrom P450IID6 yoluyla olur. Alınan dozdan sonra 10 günü aşan sürede dozun
büyük kısmı (%64) idrarla ve metabolit olarak, geri kalanı da feçesle ve yine
büyük ölçüde metabolit olarak atılır.

Karaciğer ve Böbrek Hastalığında Farmakokinetiği: Karaciğer ve böbrek yetmezliği
olan hastalarda paroksetinin plazma konsantrasyonları artar. Bu nedenle ağır
böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalarda paroksetinin başlangıç dozu düşük
tutulmalı ve gerekiyorsa doz artan aralıklarla yükseltilmelidir.

Yaşlı Hastalarda Farmakokinetiği: Yaşlı hastalarda yapılan bir mükerrer doz
çalışmasında Cmin konsantrasyonlarının yaşlı olmayan hastalardakilerden %70-80
oranında fazla oldukları bulunmuştur. Bu nedenle paroksetinin başlangıç dozları
yaşlı hastalarda düşük tutulmalıdır.



ISODERM

[50 gr Emulsiyojel]



ENDİKASYON

Deri enflamasyonlarında kendini gösteren pruritlerin semptomatik tedavisinde
endikedir.





ORNITOP 500 mg

[10 Tabletlik Blister Ambalaj]



ENDİKASYON

-Trichomonas vaginalis’ e bağlı kadın veya erkeklerde oluşan genito-üriner
enfeksiyonlarda,

-Entamoeba histolytica’ nın neden olduğu amebiasis, amipli dizanteri gibi tüm
intestinal veya amebik karaciğer apseleri gibi ekstraintestinal enfestasyonlarda,


-Giardiasis (Lambliasis) türlerinin neden olduğu intestinal enfeksiyonlarda,

-Anaerobik bakterilerin neden olduğu septisemi, menenjit, peritonit, yumuşak
doku enfeksiyonları gibi enfeksiyonlarda ve septik abortusta,

- Yine Anaerob bakterilerin neden olduğu kuşkulanılan endometritlerde,

-Kolon veya genital organları ilgilendiren operasyon geçirecek vakalarda
postoperatif proflaksi amacıyla kullanılır.

KONTRENDİKASYON

Ornidazol ve/veya diğer imidazol türevi maddelere veya ilacın içerdiği yardımcı
maddeye aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir. Santral sinir sistemini
ilgilendiren bir hastalık (epilepsi, multiple skleroz gibi) varlığında
kullanılmamalıdır.



UYARILAR

Yüksek dozlarda yapılan yada 10 günden uzun süren tedavilerde, düzenli olarak
klinik ve biyolojik kontroller yapılmalıdır.

Önceden kan diskrazisi olan hastalarda, tedaviden önce ve sonra lökosit formülü
kontrol edilmelidir; bu kontrol özellikle tekrarlanan tedavilerde önemlidir.

Ornidazol tedavisi sırasında, periferik ve santral sinir sistemine ait
bozukluklar alevlenebilir. Periferik nöropati, ataksi, vertigo veya mental
konfüzyon ortaya çıktığında tedaviye son verilmelidir.

Ornidazol, mevcut olan kandidiyazisi alevlendirebilir; böyle bir durumda gerekli
önlemler alınmalıdır.

Hemodiyalizdeki hastalarda, yarı ömrün azalacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Diyalizden sonra ilave dozun verilmesi uygun olabilir.

Lityum ile tedavi edilen ve imidazol türevleri alan hastalarda, plazma lityum
konsantrasyonları, kreatinin değerleri ve elektrolitler kontrol edilmelidir.

Trikomoniasis tedavisi sırasında, asemptomatik erkek cinsel partnerin
proflaksisi yanı sıra yeniden enfestasyonun engellenmesi amacıyla cinsel
ilişkiden kaçınılması önerilir.

Gebelik ve Laktasyonda Kullanım:

Hamilelik kategorisi: B

Herhangi bir teratojenik veya fötotoksik etkisinin gösterilmemiş olmasına
rağmen, gebelerde kontrollü çalışmalar olmadığından, gebeliğin ilk üç ayında ve
emzirme döneminde gerekli olmadıkça kullanılmaması önerilir.

Araç ve Makine Kullanımına Etkisi:

Bu tür bir etkisi bildirilmemiştir.

YAN ETKİ

Oral alımda baş dönmesi, baş ağrısı ve gastrointestinal rahatsızlıklar gibi
hafif yan etkiler görülebilir. Ender olarak tremor, motor hareketlerde
koordinasyon bozuklukları, bilinç bulanıklığı gibi santral sinir sistemini
ilgilendiren yan etkiler ile cilt reaksiyonları gözlenmiştir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

ETKİLEŞİM

Diğer imidazol türevlerine kıyasla, ornidazol aldehit dehidrogenazı inhibe etmez
ve bu nedenle alkolle geçimsiz değildir.

Ancak, ornidazol kumarin tipi antikoagülanların etkisini güçlendirir, bu nedenle
antikoagülanların dozu bu doğrultuda ayarlanmalıdır.

Fenobarbital veya diğer enzim indüktörlerinin birlikte uygulanması, ornidazolun
serumdaki yarı ömrünü kısaltır.

Karma fonksiyonlu oksidaz (sitokrom P450 izoenzim) enzimi inhibitörleri (örn:
simetidin), ornidazolün serumdaki yarı ömrünü uzatır.

Lityum tedavisi ile birlikte uygulandığında ortaya çıkabilecek etkileşimler için
“Uyarılar/Önlemler” bölümüne bakınız.

TRİKOMONİASİS TEDAVİSİ

Trikomoniasisin basit tedavisi: Doktor başka şekilde önermemişse, 5 gün süreyle
sabahları bir, akşamları bir olmak üzere günde 2 tablettir. (1000 mg / gün)

Tek doz tedavisi: Günde 3 tablet (1500 mg / gün) bir defa da alınmalıdır.

Reenfestasyonun engellenebilmesi için hastanın eşine aynı doz verilir. (NOT:
Uyarılar/Önlemler bölümüne bkz.).

Çocuklar için doz 25 mg/kg/gün'' dür.

AMEBİASİS TEDAVİSİ

Amebik dizanteri: Tek doz tedavisi; 3 gün süreyle akşamları bir defada 3
tablet(1500mg/gün) alınmalıdır. Gereğinde bu doz ikiye bölünerek verilebilir.
Çocuklar için doz 40 mg/kg/gün'' dür

Diğer amebiasis türleri: 5-10 gün süreyle günde 2 kez 1 tablet alınmalıdır.
(1000 mg/gün) Çocuklar için doz 25 mg/kg/gün'' dür.

GİARDİASİS (lambliasis) TEDAVİSİ

Erişkinlerde tedavi 5-10 gün süreyle günde 2 tablet ile yapılır (1000 mg/gün).
Gereğinde günlük doz ikiye bölünebilir.

Tek doz tedavisi: Bir iki gün süreyle; 2-3 tablet (1000-1500 mg) bir defada
alınmalıdır.

Çocuklar için doz 30-40 mg/kg/gün'' dür.

ANAEROBİK ENFEKSİYONLARIN TEDAVİSİ

Anaerobik enfeksiyonlarda başlangıç dozu 1- 2 tablettir (500-1000 mg /gün). Daha
sonra semptomlar tamamıyla ortadan kalkıncaya kadar (5-10 gün); günde 12 saatte
bir 1 tablet (500mg) uygulanır. Çocuklar için doz 25-30 mg/kg/gün'' dür.

ANAEROBİK ENFEKSİYONLARIN PROFLAKSİSİ

Proflaksiye, oral yoldan ilaç alabilen vakalarda 1-2 tablet ile başlanır ve
operasyondan sonra 12 saatte bir 1 tablet ile 1 ile 5 gün sürdürülür.

Not: Tabletler, gastrointestinal yan etkilerin önlenebilmesi için daima
yemeklerden sonra alınmalıdır.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ

Kazaen aşırı dozlarda alınması halinde, santral etkiler şiddetlenerek ortaya
çıkabilir. Özel bir antidotu olmadığından semptomatik tedavi yapılır, santral
eksitasyonlar diazepam ile kontrol altına alınabilir.

FORMÜLÜ

Her tablet 500 mg Ornidazol içerir.

Yardımcı maddeler: Titanyum dioksit

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Farmakodinamik Özellikler:

Ornidazol, antiprotozoal ve antibakteriyel özellikte 5-nitroimidazol türevidir.
Bakteri ve diğer mikroorganizma hücrelerine pasif difüzyon ile girerek duyarlı
bakteri ve protozoon hücre DNA’ sına bağlanarak DNA sentezini inhibe eder ve
hücre ölümüne neden olur.

Ornidazol, Trichomonas vaginalis, Entamoeba histolytica, Giardia lamblia ve
Giardia intestinalis gibi parazitlerle oluşan parazitozlara, Bacteroides,
Clostridium ve Fusobacterium gibi anaerobik bakteriler veya anaerob koklar gibi
anaerobik patojenlere karşı etkilidir. Bu etkinlik hem invitro deneysel
koşullarda hem de invivo olarak gösterilmiştir. Parazitler üzerindeki etkisi
düşük serum ve doku konsantrasyonlarında gerçekleşir.

Farmakokinetik Özellikler:

Ornidazol, gastrointestinal kanaldan kolaylıkla absorbe olur ve oral yoldan tek
doz (1.5 g) uygulamasından sonra 2 saat içinde doruk plazma konsantrasyonuna
ulaşır. Bu değer 24 saatte

9 mcg/ mL ve 48 saat sonra 2.5 mcg/mL’ ye düşer.

Ortalama yarılanma ömrü 12-14 saattir. Ornidazol plazma proteinlerine düşük
oranda (yaklaşık %15 ) bağlanmaktadır. Vücut doku ve sıvılarına, serebrospinal
sıvı da dahil olmak üzere yaygın olarak dağılır.

Karaciğerde metabolize olur. Oral yoldan alınan dozun 2/3''lük kısmı idrarla,
1/3''lük kısmı ise feçesle konjügat ve metabolitleri olarak atılır. Ornidazol ve
metabolitlerinin eliminasyonunda safra yolu ile boşaltım önemli olabilir.



CORBINAL 250 mg

[14 Tablet Ambalaj]

[28 Tablet Ambalaj]



ENDİKASYON

Antifungal



FORMÜLÜ

Terbinafin HCl, 250 mg



ZELOXIM 15 mg

[3 Ampul Ambalaj]



ENDİKASYON

Romatoid artritin semptomatik tedavisi.

Ağrılı osteoartritin (artroz, dejeneratif eklem hastalığı) semptomatik tedavisi



FORMÜLÜ

Meloksikam, 15 mg



SELECTRA 50 mg

[28 Kapsül Ambalaj]



ENDİKASYON

Sertralin, majör depresif bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, agorafobi ile
birlikte olan veya olmayan panik bozukluk, posttravmatik stres bozuklugu
tedavilerinde endikedir.

Sertralin, depresyon tedavisinde endikedir. Tatminkar bir cevabı takiben,
sertralin tedavisine devam edilmesi, depresyonun baslangıç epizodunun nüksünün
veya yeni depresyon epizodlarının olusmasının önlenmesinde etkilidir. Ayrıca,
sertralin obsesif kompulsif bozukluk tedavisinde de kullanılır. 12 haftayı geçen
uzun süreli kullanımlarda, hastalar periyodik aralıklarla degerlendirilmelidir.

Sertralin, agorafobi ile birlikte seyreden panik bozukluk dahil olmak üzere
panik bozukluk tedavisinde endikedir.


FORMÜLÜ

Sertralin, 50 mg



NOTTA 4 mg

[28 Çiğneme Tableti]

NOTTA 5 mg

[28 Çiğneme Tableti]

NOTTA 10 mg

[28 Film Tablet]



ENDİKASYON

Astım tedavisinde



FORMÜLÜ

Montelukast Sodyum, 5 mg





DILOXOL 75 mg

[28 Tablet Ambalaj]



ENDİKASYON

Antiagregan



FORMÜLÜ

Klopidogrel, 75 mg



PAROL Hot Pediatrik

[12 Poşet Granül]



ENDİKASYON

Ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak üst solunum yollarının akut
enfeksiyonlarında (nezle, grip, sinüzit, farenjit, bronşit) kısa süreli
semptomatik tedavi için endikedir.

FORMÜLÜ

Parasetamol 250 mg, Klorfeniramin Maleat 2 mg, Psödoefedrin HCl 30 mg

 



Bilgi arşivimizde yer almasını istediğiniz içerikler için lütfen bize mail atınız. Elinizdeki dökümanları diğer eczacılar ve eczacı adayları ile paylaşarak bilgi veritabanımızın gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.

:: FORUM ::


:: GOOGLE ARAMA ::

Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Bilgi Arama
NÖBETÇİ ECZANELER


:: ECZACI ODALARI ::


Eczane Bağlantıları
Sponsor Bağlantılar
Anasayfa